• Levrek: Eti yağsız ve çok lezzetlidir. Taze olarak yenir. Türkiye kıyılarında Karadeniz, Marmara ve Akdeniz’de bulunur. Her mevsimde, genellikle de mayıs ortalarından kasım sonuna kadar avlanır. Sonbahar ayları sırasında ırmak ağızlarında üremeye başladıklarında sürüler halinde toplanırlar. Karadenizde kış aylarında dere ağızlarına Akdenizde Nisan-Mayıs ayları arasında ürerler.
  • Cipura: Klimatik yapıdan çipura balığına tüm Akdeniz’de rastlanmakla birlikte doğu ve güneydoğu Akdeniz ülkelerinde, Kanarya Adaları’nda, İngiltere kıyılarında, Verde Burnu’nda ve nadir olarak Karadeniz kıyılarında rastlanır. Genellikle tropikal, subtropikal ve ılıman kuşaklarda yayılım gösteren çipura deniz fenogramlarının bulunduğu kumlu–çamurlu ve çamurlu ortamlarda yaşamını sürdürür.
  • Alabalık: Alabalık (Salmo trutta), Salmonidae familyasının en tanınmış üyesidir ve somon balığı ile yakın akrabadır. “Alabalık” diye adlandırdığımız balıkların bazıları Salmo cinsine ait değillerdir. Salmonidae ailesinin arta kalanını oluşturan Oncorhynchus ve Salvelinus cinslerine ait olan balıkların bazılarına da “alabalık” denilir.
  • Sazan: Sazan (Cyprinus carpio), sazangiller (Cyprinidae) familyasına adını veren tatlı su balığı. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg ağırlıkta olanları vardır. Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir. Türkiye’nin Akdeniz ve Güneydogu bölgesi haricinde her yerinde bulunur. Ancak, Akdeniz Bölgesinin en önemli akarsularından olan Göksu Irmağı’nda bol miktarda sazan yaşamakta ve ağırlıkları 10-12 kilograma ulaşabilmektedir.
  • Somon: Sombalığı, som balığı ya da somon olarak adlandırılan balıkların hepsi Salmoniformes sınıfının Salmonidae familyasına ait olsalar da aslında bu familyanın farklı cinslerindenlerdir: Salmo, Salmothymus, Stenodus ve Oncorhynchus. Atlantik somonu (Salmo salar) ve pasifik somonları (Oncorhynchus) tatlı suda yetişip denize göç eden ve sonra yumurtlamak için tekrar tatlı sulara dönen göçebe balıklardır. Bu göçlerinde inanılmaz bir çaba ile imkânsız görünen engelleri aşarlar; hatta alçak şelaleleri metrelerce yukarıya atlıyarak ya da hiç desteksiz boşluğa dökülen suyun içinde akıntıya karşı yüzerek aşarlar.
  • Hamsi: Vücut, ip şeklinde hafif yassılaşmış olup yanlarda yuvarlaktır. Alt dudak mevcut değildir, üst çene ise uzun olup, sırt rengi koyu mavi siyahımsı, alt taraf açık renklidir. Yan tarafları parlaktır. Kuyruk yüzgeci homoserk yapıdadır. Hamsi, subtropikal iklim denizlerinde 400 metre derinliğe kadar olan alanda yaşayan oseanodrom bir tuzlu su balığıdır. En iyi uyum sağladığı su sıcaklığının 21 °C olduğu kabul edilmektedir. En çok Karadeniz, Azov Denizi, Marmara Denizi ve Akdeniz’de yaşamaktadır. Süveyş Kanalı, Süveyş Körfezi, Norveç ile Londra arasındaki Avrupa kıyıları, Güney Afrika’da az sayıda bulunur. Estonya ve Saint Helena adasında da görüldüğü kaydedilmiştir.
  • Kefal: Vücutları uzamış olup, yandan az basıktır. Ağız terminal olup büyüktür. Dişleri ise ya hiç yoktur ya da çok küçüktür. Bazı türlerde yağlı göz kapağı çok iyi gelişmiştir. Vücut başa kadar uzanan iri, genellikle sikloid pullarla örtülüdür. Yan çizgi bulunmaz. Kaideleri birbirinden oldukça uzak iki dorsal yüzgeci vardır. Birinci dorsal yüzgeci kısadır ve 1-5 kuvvetli diken ışınla desteklenmiştir. İkinci dorsal yüzgeç daha uzundur. Işınları ilk ikitanesi diken ışın , diğerleri ise yumuşak ışınlıdır. Pektoral yüzgeçler solungaç kapaklarının hemen arkasındadır ve oldukça yükseye yerleşmiştir.
  • Barbun: Vücut yanlardan basık, oval şekilde baş irice yandan görünüşü buruna doğru yuvarlak, alnı dikey, yüzgeçleri sarı, vücudu pembe-kırmızı, baş, vücut büyük, kolayca dökülebilen pullarla kaplı, alt çenenin altında uzunca iki bıyığı vardır. Alt çenede diş yoktur. Yan çizgisi aralıksız ve düzdür. Dorsal yüzgeç renksiz veya düz renklidir. Barbun balığı tekir (Mullus surmuletus) balığından burnunun hemen dik oluşu, ağzın göz hizasına ulaşması, göz çukuru altında üç adet pul bulunması, vücudunun yanları, ilk sırt yüzgecinin bantsız oluşu ile ayrılır. Barbun sıcak ve ılık denizlerin kıyıya yakın olan kumlu ve çamurlu diplerinde, az olmakla beraber kayalık yerlerde yaşar. Genelde 17 ila 20 cm arasında olup nadiren 40 cm’ye kadar çıkar. Ortalama ağrlığı 50-75 gram civarında dır.
  • Mercan: Mercanlar (Anthozoa), omurgasız hayvanların Knidliler şubesinin denizlerde yaşayan bir sınıfıdır. Yumuşak mercanlar, boynuzsu mercanlar, dikenli mercanlar, gerçek mercanlar gibi çeşitleri vardır. Deniz şakayıkları da bu sınıftandır. Polip vücutlu bu canlıların mineral maddelerinden karışmış boynuzsu iskeletlerine de mercan denir. Mercan iskeletlerinin binlerce yıl boyunca belli bir bölgede toplanması sonucunda da, mercan kayalıkları meydana gelir. Yalnız veya koloniler halinde yaşarlar. Vücutları ışınsal simetrilidir. Ağız çevrelerinde uzantılı dokunaçları vardır. Ağız ve kolları kaslarla açılıp kapanabilir. Küçük canlılarla beslenirler. İskeletleri dış derilerinin salgısından meydana gelir.
  • Mercan: Mercanlar (Anthozoa), omurgasız hayvanların Knidliler şubesinin denizlerde yaşayan bir sınıfıdır. Yumuşak mercanlar, boynuzsu mercanlar, dikenli mercanlar, gerçek mercanlar gibi çeşitleri vardır. Deniz şakayıkları da bu sınıftandır. Polip vücutlu bu canlıların mineral maddelerinden karışmış boynuzsu iskeletlerine de mercan denir. Mercan iskeletlerinin binlerce yıl boyunca belli bir bölgede toplanması sonucunda da, mercan kayalıkları meydana gelir. Yalnız veya koloniler halinde yaşarlar. Vücutları ışınsal simetrilidir. Ağız çevrelerinde uzantılı dokunaçları vardır. Ağız ve kolları kaslarla açılıp kapanabilir. Küçük canlılarla beslenirler. İskeletleri dış derilerinin salgısından meydana gelir.
  • Gümüş: Gümüş balığı (Atherina), gümüş balığıgiller (Atherinidae) familyasından kemikli balık cinsi. Sırtı yeşilimsi sarı, yan tarafı kül rengidir.Böğründe boydan boya ve 1-3 pul genişliğinde , çok parlak gümüş renkli bir çizgi bulunur. Plankton ve küçük balıklarla beslenir. Akdeniz’de ve Karadeniz’de yaşar. Eti lezzetlidir.
  • Mezgit: Mezgit (Merlangius euxmus), Gadidae familyasına ait bir balık türü. Bakalyaro ile birlikte Merlangius cinsine aitdir. Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde yaygın olarak rastlanır. Ortalama 20–40 cm boyunda olur. Aslında denizin 30-40 metre derinliğinde yaşar ama hamsi ve sardalya gibi küçük sürü balıklarını avlamak için yüzeylere de çıkar. Genelde şubat ile mayıs ayı arasında üreme zamanıdır, ama bu bölgesel olarak değişebilir. Eti çok lezzetlidir ve bütün sene boyunca bolca avlanılır. Ekonomik değeri yüksektir.
  • Sardalya: Vücut yuvarlak, yanlardan hafif basık, solungaç kapakları dalgalı görünümündedir. Vücudun yanlarında ve sırta yakın bölgelerde siyah noktalar bulunur. Vücut üst tarafta yeşilimsi, yanlarda gümüşi beyazdır. Vücut hemen dökülebilen pullarla kaplıdır. Solungaç kapakçıklarının kiremitvari dalgalı gümüşlü olması ve vücudunun yanlarında sıra halinde siyah noktaların bulunması karakteristik özelliğidir. 10–25 cm arasında boyları değişmektedir. Sağlık için önemli bir yağ asidi olan Omega-3 açısından çok zengindir.
  • İstavrit: Birbirine çok benzeyen bu balıkların vücudu yanlardan biraz basık ve iğ biçimindedir. Ağzı öne doğru uzayabilme yeteneğinde, dişleri ince, gözleri iri, kuyruğu derin çatallıdır. Birinci sırt yüzgeci kısa ve ikinci sırt yüzgecinden yüksektir. İkinci sırt yüzgeci ve anüs yüzgeci kuyruğa doğru alçalarak uzar. Alt bölümü gümüş renginde, sırtı lacivert ya da yeşilimsidir. Gövdesinin orta bölümünde bir kıvrım yapan ve kalkan pul denen iri pulların örttüğü yanal çizgisi çok belirgindir. Sırt yüzgecine koşut uzanan ve yanal çizgi ile aynı işlevi gören yalancı yanal çizgi yalnız bu cins üyelerinde görülür. Yalancı yanal çizgi aynı zamanda istavrit türlerinin kolayca ayırt edilmesine de yarar. İstavritlerin yavruları yaygın olarak kıraça adıyla tanınır.
  • Yılan Balığı: Anguilliformes (Müren balığı), kemikli balıklar sınıfına ait olan ve 360 yılana benzeyen ama yılanlarla akrabalığı olmayan balık türlerini kapsayan bir takım. Bu takıma ait türler neredeyse sadece denizde bulunurlar. Hepsi sadece geceleyin aktif olan yırtıcı balıklardır.Çoğu türleri bütün dünyada yaygın tropik ve subtropik denizlerin hem Mercanlı sığ hem derin bölgelerinde yaşarlar. Sadece Anguillidae ailesine ait türler tatlısuda yaşayıp üremek için denize göç eder. Bunlardan sadece iki türü, Anguilla anguilla ve Anguilla rostata diğerlerinden daha kuzeyde, orta iklimli coğrafyalarda bulunur.
  • İstiridye: İstiridye, yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin yassı solungaçlılar sınıfından, ılıman ve sıcak denizlerde toplu halde yaşayan çift kabuklu bir hayvan. Zemine yapışan kabuk çukur ve büyük, üstte kalan kabuk ise düz ve daha küçüktür. İstiridyenin kabukları, derisinin salgısıdır. Kabuğun üst yüzeyi sert ve pürüzlüdür. İstiridyeler, midyeler gibi bulundukları yerde sabit kalırlar. Ayakları ve kafaları yoktur ve yer değiştiremezler. Kalpleri, sinir sistemleri ve kabukları arasında tek bir kabuk kapayıcı kasları vardır. Solungaç solunumu yaparlar. Kabukların aralanmasıyla sudaki oksijen solungaç tarafından soğurulur. Bu yolla sudaki bitkisel ve hayvansal planktonları da alarak beslenirler.